Üşüyüp yorgun düştükçe yüreğim
Kendime görünmez sıkıntılar büyütürüm.
Ne senin o dilsiz uzaklığın
Ne benim bu rezil gerçeğim
Bir çift kanat kesilir gövdem
Çıkar gelirim; esmerliğine senin
Günışığı giyinmiş o sıcacık tenine.
Akşam yüzüme yüzüm sulara
Bir korku gölgesi gibi vurdukça
Düşerine sığınırım senin, aydınlık
Anılarına..
Gözlerin düşer aklıma, kirpiklerin
Saçların, avuçlarıma
Alırım, tel tel sarınır
Isınır avunurum...
Şükrü Erbaş
birazda şükrü abiden feyz al güzel kardeşim
Terketmedi sevdan beni,
Aç kaldım, susuz kaldım,
Hayın, karanlıktı gece,
Can garip, can suskun,
Can paramparça...
Ve ellerim, kelepçede,
Tütünsüz, uykusuz kaldım,
Terketmedi sevdan beni...
Ahmet Arif
Kaplumbağa kadar güçlü olmak isterdim hayatta. Savaş mı çıktı gir içeri duyma, aç insanlar mı var sokaklarda gir içeri duyma, küçük kıza tecavüz eden kişi serbest mi bırakılmış gir içeri duyma, katillere dizi çekilsin vatan onlarsın olmaz desin dursunlar gir içeri duyma, elhamdurillahla herşeyin güzel olduğu bir ülkede galiba en güseli duymamak...
Duydukça sağarlaşıyor bedenler...